Bir İntihar Şarkısı / Gloomy Sunday

Bir şarkı nasıl olurda toplum üzerinde bu denli etkili olabilir? Şartlara ve yaşamlara bakıldığında bu sorunun cevabı dramatik ve şaşırtıcı bir şekilde ortaya çıkıyor. 1930’lardan itibaren bir şarkıyla birlikte başlayan sarsıcı intihar dalgası, dünya müzik tarihinde unutulmaz bir etki yarattı. Bu etkinin adı: Gloomy Sunday’di yani Kasvetli Pazar.

Macaristan’ın en ünlü besteci ve söz yazarlarından biriydi, Rezso Seress. 1933 yılında, bir Pazar günü ıslık çalarak kendi kendine mırıldanıyordu. Bir anda kulağına çok hoş gelen bir melodi keşfetti. Macarcası Szomoru Vasarnap olan yani Türkçesiyle Kasvetli Pazar isimli bir şarkı yazdı. Şarkıda, âşık olduğu kız tarafından terk edilen bir gencin düştüğü umutsuzluk sonucunda intihar edişini anlatmaya çalışmıştı. Seress,Gloomy Sunday’i yazdığında sonuçlarının ne olacağını hayal bile edemezdi belki de. Şarkıyı besteledikten hemen sonra sevdiği kadın şarkısını dinler dinlemez, bir şişe zehir içip hayatına son verdiğinde arkasında iki kelimelik bir not bırakmıştı: Gloomy Sunday.

Bu olayla sarsılan Seress, şarkısında anlattığı umutsuzluğu artık derinden hissediyordu. Yazdığı sözlerin umutsuz olduğunu ve bu şarkının halka hiçbir şey vermeyeceğini düşünen plak şirketleri, Rezso Seress’i defalarca kapılarından çevirmişti. Ama Seress şarkısına güveniyordu. Gloomy Sunday, 1936’da Hal Kemp Orkestrası tarafından çalınmasıyla, bütün Avrupa’da popüler olmaya başlamıştı.

 

 

Şarkının popülaritesi yayılmaya başlarken, 1936 yılının Şubat ayında Budapeşte polisi, ismi Joseph Keller olan bir ayakkabı tamircisinin intihar etmiş cesedini bulmuştu. Şakağının ortasına ateş ederek kendini öldüren Keller, geriye Gloomy Sunday şarkısının sözlerinden oluşan bir not bırakmıştı. Bu olay gelecek olayların fitili niteliğindeydi. Bu intiharın üzerinden günler geçmeden bir gece kulübünde, Çingene orkestrası şarkıyı çalmaya başladığında, hızla dışarıya çıkan bir adam alnına ateş ederek intihar etmişti. Şarkı toplum üzerinde giderek etkisini arttırmaya başlamış ve Budapeşte Polis Teşkilatı şarkıyı yasaklama kararı almıştı. Özellikle Gloomy Sunday’in yasaklanmasının sebebi intihar edenlerin pikaplarında geriye bıraktıkları Gloomy Sunday plakları ve şarkının sözlerinin bulunduğu notlardı.

Rezso Seress.

Billie-Holiday

UNITED STATES – MARCH 27: CARNEGIE HALL Photo of Billie HOLIDAY (Photo by William Gottlieb/Redferns)

Macar söz yazarı Laszlo Javor, şarkının hüznünü daha da derinleştirerek Gloomy Sunday’i yeni sözlerle zenginleştirdi. 1941’te Amerika Birleşik Devletlerinde Billie Holiday Gloomy Sunday’i seslendirdiğinde şarkı İngilizce sözleriyle birlikte tüm dünyaya yayılmıştı. Avrupa kültür mozaiğini parçalara ayıran İkinci Dünya Savaşı sırasında, Gloomy Sunday; Polonya, Avusturya ve Macaristan radyolarında defalarca çalıyordu.

Berlin’de bir ayakkabı tüccarı arkasında Gloomy Sunday notu bırakarak kendini asmıştı. New York’ta bir daktilo yazarı, kendini gazla zehirleyerek öldürdüğünde pikabında Gloomy Sunday plağı bulunmuştu. İntihar edenlere bakıldığında herhangi bir yaş sınırı yoktu. 82 yaşında bir adam, evinin camından kendini aşağıya atarken Gloomy Sunday çığlığı ile hayata veda etmişti. İntiharlarda yaş sınırı olmadığının en önemli kanıtı ise 14 yaşındaki bir kızın sarsıcı intiharıydı. Küçük kız kendini boğarak öldürdüğünde cebinde “Macar İntihar Şarkısı” notu bulunmuştu. Bu intiharlardan en şaşırtıcısı ise Roma’da yaşanmıştı. Genç bir adam, yoksul bir dilencinin bu şarkıyı dinlediğini duyunca, bisikletini park etmiş, cebinde ne varsa dilenciye verip bulunduğu yerdeki köprüden kendini derin sulara bırakarak intihar etmişti.

İntihar oranının bir anda yükselmesi şarkının varlığını tartışmaya açmıştı. İngiliz BBC Yayını, Gloomy Sunday’in özellikle Billie Holiday versiyonunun dinlenmesini yasaklayarak yıllarca sürecek olan bir sansür eylemine karar vermişti. Nazi hükümeti, işgal ettiği topraklarda “insanları umutsuzluğa düşürdüğü” gerekçesiyle şarkının radyolarda çalınmasını yasaklamıştı. Bu etkileyici şarkının yazarı Rezso Seress, böyle bir dönemde soluğu Nazi toplama kampında alıyordu. Şarkının ünü kıtaları aşmış, Amerika Birleşik Devletlerinde “Macar intihar şarkısı” adıyla anılmaya başlanmıştı.

Yasaklı şarkıyla ilgili en sarsıcı anılardan birine sahip olan isim, Nazi toplama kamplarında müzisyenlik yaparak bir nevi canını kurtaran Leopold Rosner’in bir Nazi subayı ile arasında geçen olaydır. Rosner, toplama kampında, subayların ve Nazi Partisi üyelerinin katıldığı davetlerde viyolonist olarak görev yapmaktaydı. Rosner, unutamadığı Gloomy Sunday anısını şu şekilde aktarıyor:

“Goeth (Nazi subayı Amon Goeth), benim müzisyen olduğumu öğrenince davetlilerini eğlendirmem için beni yanına çağırdı. Alkolü fazla kaçırmış bir Nazi subayı benden Polonya ve Macaristan’da yasaklanan Gloomy Sunday isminde bir intihar şarkısını çalmamı istedi. Çok güzel bir melodiydi. Şarkı da genç bir erkek, çok sevdiği kız arkadaşı tarafından terk ediliyor ve ardından intihar ediyordu. Biz istediğini yaparak çaldık. Ancak bir kere daha çalmamızı istedi. Ve durmadan bir kere daha. Bir kere daha. Bize şarkıyı tam altı kere çaldırdı. Ve balkona çıktı. Gözlerimizin önünde tabancasıyla şakağına ateş ederek intihar etti.”

Gloomy Sunday’in yarattığı intihar dalgası öncelikle Macaristan olmak üzere bütün Avrupa’da ve dünyada sarsıcı etkisini göstermişti. Şarkının yazarı Rezso Seress, bu şarkının etkisiyle intihar eden sevdiği kadını kaybetmişti. Üstelik Nazi toplama kampından sağ olarak kurtulmasına rağmen artık eski sağlığı yerinde değildi. Bir daha hiçbir zaman Gloomy Sunday gibi bir hit olabilecek sanat eseri çıkartamadı. Zaman içinde kaybettiği özgüveni, umutsuzluğu ve yalnızlığı, Seress’i 1968 yılına kadar kovaladı. 11 Ocak 1968’de Budapeşte’nin en yüksek binalarından birinin çatısından kendini aşağıya bırakarak hayata veda etti.

Gloomy Sunday, sözleri ve melodisiyle bir sihir yaratmıştı. Aradan yıllar geçtikten sonra şarkının sözlerinde çeşitli değişiklikler yapıldı, kimi zaman filmleri çekildi, kimi zamanda birçok dilde yeni versiyonları seslendirildi. Şarkı etkisini yıllar geçse de kaybetmedi. 1941’de Billie Holiday, 1969’da Ray Charles, 1981’de Elvis Costello, 1996’da Sarah McLachlan ve 1999’da Björk gibi sanatkârlar Gloomy Sunday’i günümüze kadar yaşattılar. Ancak hiçbirisi Billie Holiday’inki gibi sarsıcı, melankolik ve ölümcül olamadı.

Billie Holiday.

Kasvetli Pazar

Pazar kasvetli, saatlerim uykusuz.
Sevgilim, beraber yaşadığım gölgeler sayısız.
Küçük beyaz çiçekler seni uyandıramaz ki,
Matemin kara arabasının seni götürdüğü yerde.

Seni geri vermek meleklerin aklından geçmiyor,
Sana katılmak istesem kızarlar mı bana?

Kasvetli pazar,
Beraber geçirdiğim gölgelerle kasvetli Pazar.
Ben ve yüreğim her şeyi bitirmeye karar verdik.
Çok geçmeden güller ve hüzünlü dualar gelecek biliyorum.
Bırak ağlamasınlar, sevinerek gideceğimi bilsinler.
Ölüm bir rüya değil, ölümde seni kucaklayacağım,
ruhumun son nefesiyle seni kutsayacağım.

Düş,

Düş görüyordum.
Uyanıp seni buldum,
Kalbimin derinliklerinde sevgilim.

Sevgilim, ümidim rüyam peşine takılmaz,
Gönlüm seni ne çok istediğini söylüyor.

Kasvetli pazar…



“Gloomy Sundays: A Study in Black”, FINGERHUT, Michael, 19.05.1998.

“Gloomy Sunday”, MIKKELSON, Barbara & David P. , 23.05.2007.

“The Voices From The List” (Documentary Film), MAYHEW, Michael, Allentown Productions, 2004.

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir